Kırmızı Oda ve Odanın Ardındakiler


Her şeyden önce TV’de Kırmızı Oda gibi dizilerin varlığından duyduğum mutluluğu ve diziye yönelik birkaç farklı noktayı paylaşmak istiyorum.

Öncelikle Binnur Kaya alışkın olduğumuz komedilerden sonra burada çok kritik bir rolde ve oyuncu kadrosuna bakınca çok sağlam bir kadro görüyoruz. Kim ne derse desin, şiddetin; kadını, erkeği, çocuğu, eğitimi, statüsü olmadığını gösteren; şiddet döngüsünü fark ettiren; bu döngüyü kırabileceğimize dair umut veren, ailenin ve aile eğitiminin önemini vurgulayan, harika bir dizi. Bölüm başlangıçlarında yer alan, keşke  kamu spotu olarak her film arasına yerleştirilse dediğim; şiddetin kökeni, görmezden geldiğimiz psikolojik şiddetin etkileri, şiddete dur diyelim çağrıları diğer dizi ve filmlere örnek olur umarım.

Dizinin ilk bölümlerinden bu yana çok güçlü bir şekilde “insan olduğumuz” vurgusu yapılıyor olması çok kıymetli. Dizide en tazesinden en deneyimlisine kadar farklı yaşantıları ve kendi dünyalarında kendi sorunlarıyla da baş eden terapistleri görüyoruz. Platonik aşık oluyor, ailesi ve eşi ile sorun yaşıyor, sağlık problemleri ile uğraşıyor, acı çekiyorlar; her insan gibi, hepimizin başına gelebileceği.. Öfkeleniyor, üzülüyor, kızıyor, utanıyorlar; her insanın yaşayabileceği duyguları yaşıyorlar. Bunlar yetersiz ya da olmamış olduğumuzu değil, insan olduğumuzu gösterir. İzlerken “ya, sen nasıl psikolojik danışmansın ne stresi ne öfkesi” diyenlerin bu diziyi izlemiş olmalarını istemiştim. Umarım bu yazı gözlerine çarpar 🙂 Pek tabii bu duyguları yönetebilme becerisinde alan eğitimimiz dolayısıyla diğer meslek gruplarına
göre daha iyiyiz. Bazen yönetemeyişimizde kendi iç dünyamızda yaşadığımız problemler etkili olabilir bu noktada biz de süpervizyon alırız (Örneğin; Piraye hanımın danışanında kendini görmesi, Doktor Deniz’ in fiziksel istismara uğrayan çocuğun ailesine öfkesinde ve Doktor hanımın Alya ile görüşmesinde”bu kıza neden kızıyorum” diye sorusuna dikkat
ettiysek eğer, ilerde kendi dünyasında ilişkili olan bir şeyler gösterebilirler)

Dizide ben dahil özellikle meslektaşlarımın yanlış bulduğu ve bu yüzden eleştirdiği pek çok psikolojik danışma sürecine uygun olmayan danışman tepkileri (danışanları dinlerken yoğun acıyan/şaşıran/kızan mimikleri, danışanla birlikte ağlaması, danışanı kovması, “neden” soruları, kriz yönetimini asistana bırakıp kaçması.. ) bulunmaktadır ve klinik çalışanlarının durumları (asistanın seansları bölmesi, danışan problemleri ile fazlaca ilgili olması.. ) dolaylı travmalara davetiye çıkarmakta ve psikolojik sağlamlığını olumsuz etkilemektedir. Nitekim bu bir TV dizisi ve psikolojik danışman yetiştirme eğitiminde kullanılan bir kaynak değildir (pek çok hocamız üni derslerinde kesitler kullanarak doğru/yanlış tepkileri gösterebilir burası ayrı) dolayısıyla psikolojik danışma ortamının birebir aynı şekilde olduğu söylenemez. Psikolojik danışma sürecinden geçmiş olanlar farkı göreceklerdir. Diğer bir yandan psikolojik danışma hizmetinde danışmanlar farklı ekollerde/bakış açılarında eğitim alırlar ve farklı yaklaşım ve tekniklerle ilerlerler. Bu durum birinin bir diğerinden yetersiz yada yaptıklarının yanlış olduğu göstermez. Her danışman birbirinin aynı değildir, her danışana her danışman hitap etmeyebilir.

Dizide ilaç kullanımın yanı sıra psikolojik danışma hizmetinin etkisinin vurgulanıyor ve bu her bölümde ön plana çıkıyor, binlerce kez teşekkür ederim. Terapi kıymetli.

Psikolojik danışman eleştirilerinden ziyade izleyicilerin tepkilerini gözlemlemeye YouTube yorumlarını okumaya çalışıyorum. Çok mutlu oluyorum. Psikolojik danışmanlara/psikologlara/psikiyatri uzmanlarına “deli doktoru” olarak bakmak gittikçe mazide kalıyor ve “hepimizin ihtiyacı var” diye yüksek sesle söylemeye başladık. Ne mutlu!
Pek çok kişi, “şu doktorla azıcık konuşsam” gibi yorumlar yapmış, değil mi ne kadar çok ihtiyacımız var yargılanmadan, eleştirilmeden dinlenilmeye? Pek çok kişi kendi ebeveynlik tarzını sorgulamış, yanlışını görmüş, bu dizi bir açıdan da kendimize de ayna tutmamıza yardımcı oluyor. Pek çok kişi kendini bazı karakterlerle özdeşleştirmiş, karakterleri anlamış, acılarını hissetmiş, aynı acıyı yaşayan başka insanların var olduğunu bilmek meselesi… Pek çok kişi “keşke Meliha gerçek olmasaydı” demiş, öyle ya, izlemeye duymaya dayanmadığımız ne çok acı ne çok zorluk var hayatta. Pek çok kişi de psikolojik danışma hizmetinin çok pahalı olduğunun yakınmış. Hak veriyorum biraz bu konuda konuşmak
istiyorum. Psikolojik danışma hizmetinin üst düzey bir ihtiyaca yönelik hizmet olduğunu savunan bir hocamla tartışmıştım lisans zamanında. Hatırladıkça üzülüyorum, hala aynı fikirdeyim ben. Ruh sağlığı hizmeti çok kıymetli ve herkesin bu hizmete ulaşabilir olması toplum sağlığı için oldukça önemli. Bu noktada ulaşılabilir hale getirme çalışmalarını, ücretsiz psikolojik danışma hizmeti sunan yerleri yazalım:
*Hastanelerde önce psikiyatri bölümüne randevu alınıyor, psikiyatri uzmanı zaman kısıtlığından dolayı danışma süreci yürütemiyor ilaç tedavisini başlatıyor/takip ediyor ve hastanenin psikoloğuna sevk ediyor, genelde burada danışma süreci başlıyor (Evet, hastaneler çok yoğun, her zaman sevk etmiyorlar. Çünkü talep çok, istihdam edilen uzman sayısı yetersiz)
* Büyükşehirlerde, il/ilçe belediyelerinde psikolojik danışma hizmeti sunulmaktadır. (örn. İBB ve İstanbul ilçelerinde psikolojik danışma merkezleri bulunmaktadır) Kendi yaşadığınız bölgede belediyeleri arayıp böyle bir hizmet olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Burada çalışan psikolojik danışman sayıları da yetersiz ve talep inanılmaz fazla. Kendi kendimize söylenmekle psikolojik danışman sayılarını artıramayız. Belediyelere nasıl yol, park vb isteklerde bulunuyorsak psikolojik danışma hizmeti talebinde de bulunabiliriz. Mesela, günde onlarca/ yüzlerce resmi talep aldığını düşünelim belediyelerin; nasıl kayıtsız kalınabilir ki?
*Lisans/lisansüstü eğitimine devam eden kişiler, üniversitelerinde Psikolojik Danışma Merkezi bulunup bulunmadığını araştırabilirler. Pek çok üniversite öğrencilerine psikolojik danışma hizmetini ücretsiz olarak sunmaktadır.
*Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı lisans ve lisansüstü eğitimlerinde, Psikoloji bölümü eğitimlerinde, çeşitli terapi/danışmanlık eğitimlerinde süpervizyon altında öğrenciler ücretsiz/temsili ücretle psikolojik danışma hizmeti vermektedir. Bazen meslektaşlar olarak da danışan arıyoruz, bunları takip edebilirsiniz, böyle talepler geldikçe ben duyuru yapmaya çalışıyorum.
*Her psikolojik danışma merkezi, her psikolojik danışman/psikolog/psikiyatri uzmanı tahmin edilen kadar yüksek ücret almıyor. Görece uygun şekilde çalışanlar var, araştırabilirsiniz 🙂
*Ücretsiz ya da ücretli, her şeyden önemlisi hizmet aldığın kişinin yetkinliğidir. Etik olarak psikolojik danışma hizmeti verecek kişi eğitimleri ve yetkinlikleri hakkında doğru bilgi vermekle yükümlüdür. Danışma aldığınız kişinin lisans, lisansüstü ve diğer eğitimlerinin alanla ilgili olup olmadığını sorgulayın. Bu sizin en doğal hakkınız. LÜTFEN YETKİNLİĞİMİZİ SORGULAYIN LÜTFEN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir