Çocuklarla Ölümü Konuşmak


Ölüm gibi acı deneyimler yaşarken; olan bitene şahit olan çocuklara, bu durumun nasıl anlatılacağı önemli bir mesele olmaktadır. Çocuklar kayıplarla bir şekilde karşılaşabilirler. Evcil hayvanlarının kaybı da onlar için önemli kayıplardandır. Çocuğun yasla başa çıkmasında yetişkinler olarak destekleyici olabiliriz. Çocuk için ebeveyn, güvenli bir sığınak özelliği taşımaktadır. Mutlu bir ailede, sevgi ve güven duygusu olan bir çocuğun; ölüm ve kayıp dahil yaşamda karşılaşacağı krizleri iyi bir şekilde atlatacağı söylenebilir.

Öncelikle kısaca yas sürecinden bahsedelim. Yas kültürel bir bağlam içindedir kültürel tepkileri içerir. Ölen kişiye karşın tamamlanmamış plan hayal ve fantezileri içerir. Çözümlenmemiş yaslar gelecekteki kararları, bağlanma figürlerini etkilemektedir. Aileden birinin kaybı söz konusu olduğunda, ailenin de acısının varlığı kabul edilmelidir. Kendi yasıyla baş etmeye çalışıp yeni hayata uyum sağlarken bir yandan çocuğunu büyüten ebeveynlerin; kendi baş etme becerisi, yasını tamamlayabilmesi, çocuğunu rahatlatabilmesi, çocuğuna kaybın yerine geçecek nesneler sağlaması çocuğunun toparlanmasında etkilidir. Aslında çocuklar ölümün farkındadır, çocuklar çok iyi gözlemcidir. Yetişkinlerin yaşadıkları yas süreci kendilerini modelleyen çocukları için örnek teşkil etmektedir. Yetişkinler yas sürecinin bastırmamalı, kendi duygularını gizlememeli.

Çocuğun yası, ölümü nasıl algıladığına göre değişkenlik göstermektedir. Çocukların gelişim dönemlerine göre, yası algılayışları, verdikleri tepkiler çeşitlenmektedir. Çocuğa yardımcı olmak için gelişim dönemini bilmek ve çocuğun ihtiyaçlarını iyi tanımak gerekir. Yaş dönemleri net sınırlar olmamakla birlikte;

0-2 yaş: Bir şeyin eksik olduğunu hisseder, yas yetişkin yasına benzemez. Daha çok davranışsal tepkiler verir. Ölüm kavramı net oluşmamıştır. Kayıpla büyüyen bir çocuk hayali bir imge oluşturup, bunu sürdürmeye çalışacaktır. Ölen ebeveynin yerine geçen bakım veren kişi çocuğun sevgi ve güven ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermelidir.

2-6 yaş: Yetişkin yardımıyla “ölüm” kavramını anlamaya başlar. Ölüm uyku ve ayrılık kavramları içinde sıkışmıştır, Bu yaş döneminde ayrılık kaygısı ilk kaygı durumu olarak karşımıza çıkar. Ölüm geri döndürülebilir, geçici bir şeymiş sayarlar, tekrar uyunabileceğine inanır gerçeklik algısı oturmamıştır, ölüm nedenlerini sayamaz. Yeme-uyku bozuklukları, korku, endişe, güvensiz, üzüntü, özlem ve suçluluk gibi duygusal tepkiler görülebilir.

6-9 yaş: Yavaş yavaş ölümün son olduğunu anlamaya başlar. 9-10 yaşlarında ölen kişinin artık hayatta olmadığı gerçeğini anlar ancak son olmamasını dilemeye devam edebilir. Okul yaşantısında gerileme gibi tepkiler görülebilir.

9-12 yaş: Ölümün bir son olduğunu anlar. Gerçek anlamda ölüm kaygısıyla tanışmıştır. Kendi ölümlülüğünün de farkındadır. Kendisinin ya da ebeveynlerinin ölümlerine dair korkular yaşayabilir. Okula devamsızlık, sosyal geri çekilme gibi tepkiler görülebilir.

12-18: Ebeveyne bağlılık arkadaşlara yönelmiştir. Ergen için ölüm görünürde anlamsız ve düşünülmemesi gereken konulardır ancak yine de çok fazla düşünmektedir. Ölüm kaygısı önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır, ölüme meydan okuma girişimleri bu bağlamda ele alınabilir. Riskli davranışlar, kendine zarar verme, öfke, aşırı sorumluluk üstlenme gibi tepkiler görülebilir.

Çocuğun yaşı, çocuğun ev ortamının güvenli olması, yetişkinlerin kayba yönelik tepkileri, baş etme becerileri, teselli sağlayabilme becerileri; çocuğun yas tepkilerini etkiler. Aşağıda çocukların gösterdikleri tepkiler kategorize edilmiştir.

Duygusal Tepkiler Bilişsel Tepkiler Davranışsal Tepkiler Sosyal Tepkiler
Üzüntü Özlem Suçluluk Rahatlama Umutsuzluk ve çaresizlik Depresyon Kaygı ve korku Kafa karışıklığı İnkar Dikkat ve odaklanmada güçlük Ölümle ilgili kavramlarla zihnin meşgul olması Uyku ve yeme problemleri Fiziksel şikayetler Regresyon Aşırı hareketlilik Öfke krizi Okulla ilgili sorunlar Madde kullanımı Kendine zarar verme Sosyal geri çekilme ve yalıtılmışlık Riskli davranışlar Aşırı sorumluluk üstlenme
(Erdur-Baker ve Aksöz-Efe, 2020)

 Ebeveynler normal yas sürecinin yaşanmasında en etkili destek sistemidir. Ebeveyn kaybı bu noktada sağlıklı yas noktasında sorun oluşturabilir. Ebeveynlerinden birini kaybeden çocuğa, ölümün hayatta kalan ebeveyn tarafından açıklanması önerilmektedir. Hayatta kalan ebeveynin güven verici duyguları çocukları sakinleştirmek için yeterli olabilmektedir. Ölen ebeveyni ile özdeşim kuran çocuklar bazen tuhaf davranışlar sergileyebilir bazense bu davranışlar iyileştirici ve geliştirici de olabilir. Dil gelişimi henüz tamamlanmayan çocuklar ise bunu davranışlarıyla ifade ederler ve bunlar döngüseldir. Ebeveyn kaybı yaşayan küçük yaş grubundaki çocuklar evden uzaklaştırıldığında diğer ebeveynini de kaybedeceğine dair korku geliştirebilirler. Her iki ebeveyn de ölürse, çocuk kendini güvensiz hissedebilir, endişesi artabilir. Bundan sonra kimin ona bakacağını bilmek isterler. Büyükler zamanla bir şeylerin düzeleceğine dair deneyime sahipken çocuklarda böyle bir yaşantı sınırlıdır ve anlamakta baş etmekte güçlük çekebilirler. Yas sürecinde çocukların; sevgiye, desteğe ve günlük rutinlerinin düzenlenmesine ihtiyaçları vardır.

Ne yapmalı?

  • Aileye taziyeye gelindiğinde çocuklar ortamdan uzaklaştırılmamalı.
  • Çocuklarla konuşmak sorunları çözmese de anlamalarını sağlayabilir. Çocuğun iletişim girişimleri engellenmemelidir. Sessiz kalmak, konuşmaktan kaçınmak ölümün tabu olduğunu düşünmelerine sebep olabilir.
  • Dinlemeli, duyguları kabul edilmelidir. Ağlamasına izin verilmeli, duygularını ifadeye soru sormalarına izin verilmelidir. Çok küçüksün sonra konuşuruz diyerek soruları ertelenmemeli. Ölümü konuşmayı reddetmek, kaygısını artırabilir.
  • Çocukla konuşurken yetişkinin şüpheli olmaması gerekmektedir. Kuşkulu cevaplar çocuklar tarafından fark edileceği için basit, net, şaşırtıcı olmayan, dürüst açıklamalar önemlidir. Olabildiğince somut, soyut ifadelerden eksik basit anlaşılır ve hazır olduğu bir zamanda anlatılmalıdır.
  • Sakin ve yalın cümleler çocuğun korku ve kaygılarını azaltacaktır. Yeterli ve doğru bilgi, yanlış çıkarsamaların önüne geçecek, kendini suçlamayacak, olayı doğru şekilde anlayıp sağlıklı bir yas süreci geçirecektir.
  • Uykuda, uzaklara gitti gibi söylemlerden kaçınılmalı.
  • Çocuklar aynı soruları sorabilir, bu ebeveyni/çocukla ilgilenen kişiyi bunaltsa da kızmadan yanıtlamaya özen gösterilmelidir.
  • Dini inançları paylaşırken dikkatli davranmak gerekir (örn. sevdiği kişiyi yanına/cennete aldığı için Allah’a kızabilir, ondan korkabilir)
  • Cenaze törenine katılmanın 7 yaş ve sonrası çocuklar için hayat geçerklerininden birini öğrenmeleri,farklı bir bakış açısı kazanmaları için bir fırsat olacağı için önerilmektedir. Çocuk inkar ediyorsa, zamanı vardır, hazır değildir.
  • Ev ortamında gereksiz kişi kalabalığı (çocuğun ihtiyaçlarını karşılanmasına engel olan) olmamalı, destek sağlayabilecek kişilerden yardım alınması önemlidir.
  • Çocuklar kayıp ile ilgili konuşur, oyunlar oynar, fotoğraflara bakar, videolar izler. Çocuğu oyun oynamaya teşvik etmek önemlidir. Oyun iletişim ve kendini ifade etmenin doğal bir yoludur. Bu şekilde duygularını aktarmasını sağlar. Sanat etkinlikleri (resim, şiir, mektup, öykü) duygularını ifade etmesine yardımcı olacaktır.

Çocukluktaki kayıp hep olumsuz sonuçlarla seyreder diyemeyiz.  Yas süreci normal seyrinde ilerleyenlerde yardım almaya ihtiyaç duyulmayadabilir, komplike, travmatik, beklenmeyen ani kayıplar, ıstıraplı ölümlerde çoklu kayıplarda davranış sorunları uyku problemleri depresyon vb durumlar da görülebilir. Bu noktada profesyonel yardım alınması gerekmektedir. Yas tedavisi ile planlanan: kaybı anlama ve kabul etme, ölen kişi olmadan hayata uyum sağlayabilme becerisi kazandırma, duyguları tanıma ve ifade etme becerilerini geliştirme hedeflenmektedir.

Ölümü konuştuğumuz noktada yaşamayı da konuşmak gerekir. Yaşamak için bir anlam olmalı, tutunacağımız bir anlam. Sizin anlamınız nedir? İlla bir yerlerde bir anlam vardır. Acı, üretebilmemize olanak sağlar. Hem, pek çok eser bir acı sonucu doğmamış mıdır?

Kaynaklar ve detaylı okuma için meraklısına:

Çok Sevdiğim Bir Yakınımı Kaybettim Bir Yakını Ölen Çocuklara Yardım- İletişim Yayınları (Marge Eaton Heegaard)

Ölüm Eğitimi- Pegem Akademi (Fuat TANHAN, Figen ARI İNCİ)

Kayıp ve Yas İçin Danışmanlık Becerileri-Nobel Yayıncılık (Keren M. Humphrey)

Kayıptan Sonra Yaşam:”Komplike Yas ve Tedavisi”- Pusula Yayıncılık (Vamık VOLKAN, Elizabeth ZINTL

Yas Danışmanlığı- Anı Yayıncılık (Özgür ERDUR BAKER, İdil AKSÖZ EFE)

Yürekte Kırk Mum Bireysel ve Toplumsal Yas- Pinhan Yayıncılık (Erguvan Tuğba ÖZEL KIZIL)

Yıldız, A. (2004). Çocuk, ölüm ve kayıp. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü         

Dergisi, 7(12), 125-144.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir